İmar Barışı (İmar Affı)’nda sona gelindi!

Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde tertiplenen ve tüm Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında geçerli olarak yürürlüğe alınan İmar Barışı bir diğer ifade ile İmar Affı, devlet tarafından tanınan son gün esası olarak 31 Aralık 2018 tarihi ile son günlerine gelindi. Peki bu barışın amacı ve kapsamı neydi ve ülkemize ne gibi faydası veya zararı dokundu.
Buyrun detaylı şekilde bu konuyu analiz edelim.

Değerlendirme: Soner Deniz İşisağ

Öncelikle tekrar İmar Barışı için alınması gereken “Yapı Kayıt Belgesi Nedir?” sorusunu tekrardan incelememiz gerekmektedir. Bu belge; imarında sıkıntı ve yapı mevzuatına aykırı bulunan yapıları tespit etmeye ve kayıt altına alınması için gerekli görülen ön evrak niteliği taşımaktadır. Bu belgede yer alan bilgiler doğrultusunda menkul sahibinin imara uygun olmasını istediği mülkündeki eksiklikleri belirlemek üzere yer alan temel tüm bilgileri kapsamaktadır.
Yapı Kayıt Belgesi ile kalıcı imar hakkına sahip olması esas alınmak istenir. Bu sayede mevzuata aykırı olan tüm hakları devlete beyan edilerek sunulur. Bunun karşılığında çıkan ödemeleri eksiksiz yatırarak işlemlerin devamı sağlanır.

Diğer önemli bir husus ise; “İmar Barışı kat irtifak tapusu olmasına karşılık kat mülkiyeti tapusunu elinde bulundurmayan mağdurları kapsayacak mı sorusu karşımıza çıkacaktır.

Bunun kesin cevabı ise en yetkili ağızdan yapılan açıklama ile “Evet” olacaktır. Çünkü; “Yapı Kayıt Belgesi alınmasıyla beraber tüm menkul sahiplerinin muvafakatı ile kat mülkiyet hakkına sahip olunacağı gerçeğidir.

Sebebi ne olursa olsun iskan sorunu yaşayarak bu hakka ulaşamayan kullanıcıların bu süreçten faydalanacak olması yasaya talebi arttırmaktadır. 31 Aralık 2017 tarihi ile sınırlandırılan tüm iskansız yapılar “Yapı Kayıt Belgesi” sayesinde “Kat Mülkiyeti Hakkına” geçiş yapma imkanına kavuşmaktadırlar.

Eleştiri okları ise daha önce var olan yapının üzerinde ilave olarak yapılmış tüm kat veya daire yapılarında mevzuat dışı hareket eden “Yapı Konut Kooperatifleri”nin bu haktan yararlandırılmasıdır.
“Haklı bir eleştiriye maruz kalan kooperatiflerin bu hareketleri ile yapı mevzuatına sadık kalarak kanuna uyan kullanıcıların yasaya uydukları için zamanında kısıtlı haklara sahip olmalarıdır. Mevzuatı aşıp haksızlık yapmadıkları için diğer mevzuatı aşanların yanında asıl mağdur olanlar olarak kalmasıdır. ”

En çok sorulan soruların arasında yer alan bir örnek ile makalemize devam edebiliriz;
“Örneğin 3 katlı bir yapının üstüne çıkılan 4 veya 5. katlara “İmar Barışı” yasası kapsamına alınarak kaçak çıkılan katlar; yapı herhangi bir sebeple yıkılıp yeniden inşa edilmesi durumunda kaç kata kadar izin var sorusu gündeme oldukça fazla gelmektedir. Malesef bu sorunun cevabı olumsuz olarak göze çarpmaktadır.
Bu tür durumlarda mevcut yapı imar barışı kapsamına alınmasının yanında yapı yıkıldıktan sonra bu hakların kaybolduğunu kısaca izah edebiliriz.

Evlerin balkon veya başkaca bağımsız bölümlerini büyültmek ile elde edilen kullanım alanlarının İmar Barışı kapsamında değerlendirilerek çıkan meblağın hesaba yatırılması ile gayriresmi yapılan bu tür büyültmeler de yasallaşacağı bir diğer merak edilen konuların arasında yer almaktadır.

Şimdi merak edilen sorulara ara vererek İmar Barışı veya diğer değişle İmar Affı kapsamında devletin hazinesine ne tür faydalar sağladı bunu konuşalım. Öncelikle; kaçak yollarla yapılan yapıları kullanan vatandaşların rahat bir nefes alarak yaptıkları iş yasallaştı. Böylelikle yıkılma tehlikesinde olan tüm yapılar gözden geçirilerek bu tehlikeden kurtuldu. Devlet hazinesine gelmesi beklenen para hedeflerin üzerine çıkarak rekor kırılmış oldu.
Elde edilen verilen şimdilik Temmuz ayının sonlarına varmadan 500 milyon Türk Lirası elde edildiği resmi ağızlardan öğrenmiş olduk. Bu rakamın karşılığı olarak Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde olmak üzere yine Temmuz ayına kadarki başvuruların sonucunda 97 bin 693 adet “Yapı Kayıt Belgesi” verildi.

Gayrimenkul sektöründe imarsız yapıların satışı ve kiralamasında sorun yaşanmasının ardından “İmar Barışı” sayesinde ruhsat alan çoğu yapılarda “Kiralık” veya “Satılık” ilanlarının asıldığı ve gayrimenkul sektöründe yoğun bir taleple karşılandığı araştırmalarımız arasında girdi.

Bu rakamların yanı sıra halen 2 milyon 279 bin “Yapı Kayıt Belgesi” almayı bekleyen usulsüz imarın evraklarının incelendiği belirtilirken, devlet hazinesine girecek rakamın 500 milyon Türk Lirası ile sınırlı kalmayacağı şimdiden belli oldu.

Türkiye’nin iktidarda olan her hükümetlerince potansiyel oy olarak gördüğü ve nedenle görmezden gelinen “Gece Kondu” tabir edilen yapılarında bu kapsamda değerlendirilerek gece kondu sahibine ruhsat verilmesi sağlanmıştır.

Arsası ve üzerindeki yapının sahiplerince yapılacak bir başvurunun bedeli ödenmesi halinde sahiplik hakkı tanınacağı ve artık gece kondu statüsünde olmayacağı belirtildi.

Güneş Enerjisi Santralleri ve Prefabrik olarak arazi üzerinde konuşlanmış yerler de bu kapsam bakımından değerlendirilip, sahiplerine kullanım haklarıyla beraber ruhsatları teslim edilecektir.

Son olarak merak edilen soruları cevaplarken önemli bir detayı atlamamız olmazdı. Bu detay ise daha önceden “Yıkılma” kararı çıkarılan yapıların durumları ne olacak ve ceza ödeyecekler mi? sorusudur. Bu soru tarafımıza ulaşan soruların çokluğunun yanı sıra internet aralamalarında kullanıcıların en çok merak ettiği konulardan bir tanesidir.
Cevabı ise oldukça kısa: Yıkılmayacak, cezalar iptal olacak!

Bununla beraber daha önce davranılıp yıkılan yapılara da geçmiş olsun demekten başka bir şey gelmiyor elimizden.

Genel hatlarıyla İmar Barışı veya İmar Affı yasası ile merak edilen çoğu sorunun ve konunun cevaplarını iletmeye çalıştık. Ülkemizde bu tür durumların daha önce yaşandığı gibi nasıl olsa bir yasa çıkartılır ve tekrarlanılır denilerek bu saatten sonra da kanuna aykırı yapılaşmalar devam edeceği görüşündeyiz. Daha önce göz yumulan “Usule Aykırı Yapılar”ın bu süreçten sonrada devam edecek olmasını bilmek ve bu tür konularda devletin müsade edebileceği ihtimali bizleri korkutmaktadır. Yasalara uyan, kanunları aşmamak için haklarından feragat eden vatandaşların hakkı çiğnenmemeli. Bu yüzden belediyelerin bu konuda oldukça titiz davranarak yasal olmayan tüm yapıları anında yıkıp adli para cezası işlemi uygulaması ileride bu tür sorunları doğurmayacak bir önlem niteliği taşıyacağını hepimiz biliyoruz. Nasıl ki kanunları çiğnemeyen vatandaş daha fazla kazanma hakkından feragat edebiliyorsa, siyasi partiler de oy telaşları yüzünden ilgili belediyelerce denetimsizlik yüzünden ortaya çıkan sıkıntılı yapılara izin vermemelidir.
Türkiye Cumhuriyeti’nde her fert ve her kurum yasaların çizdiği sınırlar çerçevesinde davrandığı müddetçe bu tür haksızlıkları üstünü örtmek için yasa çıkartmaya gerek kalmayacağını düşünmekteyiz.

İmar Barışı ile yeni yapılarına kavuşan tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diler, usulsüz yeni yapıların önüne geçilmesini engelleyecek en ciddi yaptırımların olmasını temenni ederiz.

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.